6 Şubat depremi olalı iki yıl oldu.

Şu ana kadar kimse tozdan öldü raporu almadı diye,

Vatandaş tozdan dolayı çok büyük bir tepki göstermedi diye,

Bu şekilde bir iki yıl daha idare ederiz

Sonra toz ve asbest konusu unutulup gider, diye düşünülüyor muhtemelen.

Tozdaki tehlikeyi önemsememek, ötelemek büyük tehlike olacaktır.

Toz ve asbestin kanser oluşturma riski, uzun vadeli bir süreçtir.

Toz ve asbest tehlikesi 10 ile 40 yıl sonra açığa çıkacak bir sorundur.

Toz ve asbestten dolayı ileriki yıllarda görülebilecek hastalıkların başında;

Akciğer Zarı Kanseri,

Akciğer Kanseri,

Yutak Kanseri,

Mide Kanseri,

Bağırsak Sistemleri Kanseri,

Astım,

Solunum Yollarında Tahriş,

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı),

Kardiyovasküler Hastalıklar,

İnme ve felçlere neden olmakta.

Bu tehlikeleri göz ardı etmek, gelecekte büyük acılara neden olabilecektir.

Deprem bölgelerindeki vatandaşların ileriki yıllarda belirttiğimiz hastalıklara yakalanma ihtimaline (inşallah olmaz) karşı delil niteliğinde olan bazı belgeleri arşivlenmesi gerekmektedir.

Arşivlenecek deliller:

Tozlu yollar,

Yıkım esnasındaki aşırı toz,

Üstü açık hafriyat kamyonları,

Stabilize yollar,

Sıcak asfaltla kapanmamış çukurlar,

Temizlenmeyen tozlu cadde ve sokaklar,

Uzun süre kaldırılmayan moloz atıklarını

Arşivleyin.

Neden mi?

İlerde toz ve asbest nedeniyle rahatsızlanan kişilerin bu günün yetkilileri, sorumlu kişileri hakkında dava açma hakları doğacaktır.

Bu arşivler, ileride mahkemede delil niteliğinde olup çok lazım olacaktır.

Çünkü ileride adalet önünde hesap verecekler.

Maddi ve manevi bedelini,

O hastalıklara neden olan

Yetkililer ödeyecek.

Bu nedenlerle arşiviniz güçlü olsun.

Toz ve asbest tedbir ile önlenebilir bir sorundur.

Nasıl önlenir:

-Yıkım ve hafriyat esnasında nerdeyse bir dakika bile durmadan yoğun sulama yapılacak.

-Ana cadde ve ara sokaklarda alt yapı çalışması biter bitmez kazı yapılan yerlere anında geçici asfalt yapılacak.

-  Yerleşim yerlerinde hiçbir cadde ve sokakta bir tek çukur kalmayacak şekilde, çukurlar acilen sıcak asfalt ile doldurulacak.

-  Yerleşim yerlerinde stabilize yol kalmayacak. Stabilize yollara derhal asfaltlama yapılacak, eğer alt yapı bitmemişse bu stabilize yollarda, geçici asfaltlama yapılacak.

-  Yerleşim yerlerindeki tüm cadde ve sokaklar düzenli bir şekilde yıkanacak. Bu yıkama işlemini periyodik olarak rutine bindirip düzenli aralıklarla tekrar edilecek,

-   Enkaz için çalışan hafriyat kamyonlarının üstü branda vs. şeklinde kapalı olacak.

-  Yerleşim yerlerinde yıkım kalıntılarından kalan döküntü, atıntı birikintilerini acilen kaldırılarak.

-  Yerleşim yerinde kamuya ait tüm ağaçlar yıkanacak.

-  Parklar ayda bir defa  ağaçlarda dahil olmak üzere,  tüm her şey tozdan arıtılacak.

Bu konularda sorumlu olan yetkililer şöyle diyebilir:

“Demesi kolay, yapması zor.” bunlar olmaz, derlerse,

Yöneticilik ve idarecilik makamı:

Mazeret yeri değildir,

Şikâyet yeri değildir,

Onu bunu suçlama yeri değildir,

Konuyu saptırıp cambaza bak yeri değildir.

Eşime, dostuma, akrabama, çocuğuma iş bulma: bulduktan sonrada makam temin etme yeri değildir.

Peki, ne yeridir?

Çözüm yeridir.

Sen sorunları çözeceksin,

Çözüm bulacaksın.

 

Vatandaş:

Gezecek,

Tozacak,

Piknik yapacak,

Oynayacak,

Eğlenecek,

Düğün yapacak,

Fotoğraf çekecek,

Selfi çekecek,

Sosyal medyada paylaşacak…

Çünkü o vatandaşın sorunu ve görevi değil,

O görevi “BEN YAPARIM” diyene, 

Teslim etmiş.

Bu sebeple

Madem bu göreve talip oldun,

Ben yaparım dedin,

Sorumluluğu kabul ettin,

O zaman:

Sen çalışacaksın.

Hem de 24 saati baz alarak,

Konsantre olarak,

Kafayı yorarak,

Çalışacaksın.

Vatandaş eğlenecek,

Sağlıklı bir ortamda yaşayacak.

Sen bu sağlıklı ortamı ona sağlayacaksın.

Yok, bunları ısrarla tekrar  “ demesi kolay  “ diyorsan,

Şunu hiç unutmayacaksın:

Bu işi yukarıda sıralanan çözüm önerilerini ve daha fazlasını

Zevkle hem de maaş almayıp

Üstelik cebinde harcayarak

Ücretsiz yapacak

Yüzlerce kişinin olduğunu

Bileceksin

Unutulmayacaksın.

Nedeni ise;

5000 yıllık tarihimizin ve yaklaşık 2500 ile 3000 yıllarına tekabül eden, kadim devlet kültürümüze bir hizmette bulunmak ve tarih sayfasında çok küçük de olsa hizmet için adını yazdırmak bir şereftir.

Bunu bilip idrak edene bu şeref,

Yeter de artar da.

Bu nedenlerle bazı makamları işgal edenler;

Durmayacak,

Yorulmayacak,

Çözüm üretecek,

Sorunları çözecek.

Vatandaş;

Allah razı olsun,

Kim olsa böyle yapamazdı,

Bizi toz toprak asbestten kurtardı,

Tüm sorunlarımızı çözmek için,

Gece gündüz arı gibi çalışıyor,

Yaşadığımız yerleşim yerlerinde,

 Hiçbir çukur, stabilize yol bırakmadı.

Tam hizmet adamıymış,

İyi ki varsın diyecek.

Ya da bunları yapmayıp

 

Ağlıyorsa,

Sızlıyorsa,

Yapamıyorsa,

Sürekli bahane mazeret üretiyorsa,

Düğün, dernek geziyorsa,

Eş dost ziyareti ile gelen ziyaretçilerle

Zaman geçirmeyi hizmet olarak görüyorsa,

Bunları da sosyal medyada paylaşıp

Makamın keyfini çıkarmaya çalışıyorsa

Bu makam ve görevde de

Uzun süre kalmayı

Hedefliyorsa

Geriye tek bir şey kalıyor:

Zaman kaybetmeden,

Gereğini  YAPMAK!